Geri Git

5 Adımda Corona Dönemi Dijital Pazarlama Nasıl Olmalı?

5 Adımda Corona Dönemi Dijital Pazarlama Nasıl Olmalı?

Öncelikle bu yazıyı kaleme alış amacım deneyimlerimi size aktarmak ve işletmenizi bu zor zamanlarda daha etkin ve verimli bir şekilde yönetebilmenizi sağlamaktır. 5 madde başlığı altında topladığım “Corona Salgını Sonrası Dijital Pazarlama Nasıl Olmalı?” adlı içeriğim umarım işinize yarayacak bir çalışma olmuştur. Amacım genel başlıklar ile size sadece basit bir makale doldurmak değil, detaylı işe yarayan ve uygulanabilir bilgilerle size fayda sağlayacak bir makale kaleme almak olacaktır.

Kriz senaryonuz var mı? Eminiz yoktur. Çünkü ülkemizde bulunan işletmelerin çoğunun bırakın kriz senaryosunu, herhangi bir yıllık iş planları olmadığını istatistikler ortaya koyuyor. İşletmelerimiz ve özellikle KOBİ’lerimiz daha çok kısa hedefler ve piyasa şartlarının oluşturduğu akışa göre yönlerini tayin ediyorlar. Ekonomik sistemimizin tutarsızlığını 2020 yılını kasıp kavuran “Corona” salgını ile bir kez daha deneyimlemiş olduk.

Corona salgını Çin’de ilk ortaya çıktığında hepimiz doğal olarak uzaktan bu kriz yönetimini izledik ta ki ilk vaka ülkemizde ortaya çıkana kadar. Corona salgını ile beraber daha önce deneyimlemediğimiz bir kriz ve bu krizin mecburi süreç yönetimi her işletmede ortaya çıktı. Evden çalışma senaryoları, sokağa çıkma yasakları, steril ortam ihtiyacı ve maske kullanım zorunluluğu gibi bir çok argüman hayatımıza giriş yaptı. Hal böyle iken özellikle hizmet ve üretim sektörleri bu krizden çok kötü etkilendiler. Benim de içinde bulunduğum reklam ve dijital pazarlama sektörlerinde de ciddi kayıplar yaşandı.

Peki biz bir işletme olarak bu kriz durumlarında ne yapmalıyız ? ve eğer kullanıyorsak “Dijital Pazarlama” çalışmalarını nasıl tekrar konumlandırmalıyız?

1- LinkedIN Hesabı Açın, 10 Müşteri Adayına Mesaj Atıp Randevu Talep Edin

Şundan emin olabilirsiniz, çoğu iş insanı LinkedIN kullanmıyor ve hatta ne olduğunu bilmiyor. Ama kullanan iş insanları bu platform üzerinden bir çok iş bağlantısı sağlayarak cirolarını ve satışlarını arttırıyorlar. Eğer LinkedIN hesabınız yoksa hemen bir hesap oluşturun, var olan hesabınızı da güncelleyip hedeflediğiniz 10 müşteri adayına mesaj atıp randevu talep edin. Göreceksiniz mail ve telefondan daha etkili bir şekilde randevularınızı alabileceksiniz. Örneğin plastik kelepçe üreten bir işletmesiniz ve randevu taleplerinizi LinkedIN üzerinden iletiyorsunuz. Açık konuşmak gerekirse çoğu kişi sizin bırakın LinkedIN kullanmanızı, sosyal medya hesabınız olmasına bile şaşıp kalabilir. Siz her zaman şaşırtıcı ve görünür olmayı tercih edin.

2- Dijital Varlık Kontrol Listesi Oluşturun, Eksikliklerinizi Belirleyin

Kriz dönemlerinde en iyi tedbir, öncelikle ne durumda olduğunuzu bilmek ve buna göre hareket etmektir. Eksikliklerinizi belirleyeceğiniz bir “Dijital Varlık Kontrol Listesi” oluşturmanız atacağınız adımları daha sağlıklı hale getirecektir. Neleriniz eksik? Müşterilerinizin size ulaşabileceği platformlarda var mısınız? Müşterilerinize hangi kanallar üzerinden ulaşıyorsunuz gibi… Önce kendinizi tanıyın, eksiklerinizi çıkarın ve sonra adımınızı atın.

3- Bir Ürün veya Hizmette Ustalaşın ,Detaydan Bütüne Büyüyün

Birçok firma bir çok işi aynı anda yapmaya, farklı hizmetleri bir arada sunma meyilindedirler. Ama firmanıza veya kişisel markanıza başarıyı sağlayacak olan bir hizmeti veya ürünü en iyi şekilde sunup, arkasından yan ürünlerle piyasada var olmaktır. Örneğin Simit Sarayı; simit ve çay ile faaliyetlerine başladığı gıda sektöründe şimdi birbirinden farklı simit, tatlı ve hatta ara öğün yemek çeşitleri ile müşterilerine hizmet vermektedir. Her köşe başında simit satılmasına rağmen, sadece simit ve eşlenik ürünü olan çay ile uzmanlaşarak başarıyı yakaladılar ve insanlar ara öğünlerini ve kısa buluşmalarını Simit Saraylarına gerçekleştirmeye başladılar. Bir üründe uzmanlaşmak sizi aranan marka haline getirir. Aranan markalar her zaman başarıyı yakalarlar.

4- İyi Bir Fotoğraf ve Kısa Videoları Her Zaman Akılda Kalır

Kişisel sosyal medya hesaplarınızda ve özellikle LinkedIN’de profil fotoğrafınıza dikkat edin. Kaliteli bir fotoğraf karşı tarafa her zaman güven verir. Markanızın logosundan ürün ve hizmetlerinizi anlatan görsel ve videoların kaliteli olmasına dikkat edin. Özellikle üretim yapan bir işletmeniz varsa ürünlerinizin mutlaka profesyonel fotoğraflarını çektirin ve her bir görseli “Google Görsel Aramalara” kaydettirin. Eğer yeme içme sektöründeyseniz, anlık Instagram videoları ve fotoğrafları ile hedef kitlenizle direkt iletişim kurmayı deneyin.

5- Tüketilebilir İçerik Her Zaman Sizi Marka Yapar

Reklamcılığın babalarından diyebileceğimiz Howard Gossage zamanında reklamcılık için belki de en net ifadeleri kullanmıştır. “İnsanlar reklamları değil, kendilerine ilginç gelen şeyleri beğenir ve bazen de bu bir reklam olur.” İşin özeti, sosyal medya üzerinden sunduğunuz içeriklerin tüketilebilir ve dikkat çekici olması gerekliliğidir. Örneğin; bir giyim markasısınız, tişörtlerinizin fotoğraflarını en iyi şekilde stüdyoda çekip Instagram’a attınız ama neredeyse hiç etkileşim gelmedi… Aslında gelmemsi çok normaldir. Kimse düz bir ürün fotoğrafını dikkat çekici bulmaz. İnsanlar ürünlerin işe yarar ve deneyim sunan hallerini beğenirler.

Mesala bu tişörtü canlı bir mankende veya herhangi bir kombin içinde bu tişörtü paylaştığınızda içeriğiniz daha çok dikkat çekecektir. Diğer bir örnek ise kendimden vermek isterim. Sonradan üretim markasının Henkel’in olduğunu öğrendiğim, inşaat ustaları tarafından çekilen bir video paylaşımımdan size örnek vermek isterim. Henkel’in Rusya ve bölge pazarı için çıkarttığı bir tuğla yapıştırıcı videosunu LinkedIN’de paylaşmıştım. 3 tuğlayı yan yana yapıştırıp, üstüne bir insanı bile çıkarsanız tuğlalar da herhangi bir deforme olmuyordu. Bu video o kadar sevildi ki 5000 beğenme ve 1000’in üzerinde paylaşım almıştı. Eminim Henkel böyle bir video paylaşımımı yapmamıştır. Videoyu çeken ustaların da, bu videonun bu kadar popüler olacağından haberleri yoktu muhtemelen. Özetle viral olabilecek, tüketilebilir içeriklerle ilerlemeyi deneyin.

Dijital pazarlama çok geniş bir alan olsa da işletmeniz ve kişisel markanız için bu alanlarda en azından başlangıç düzeyinde bilgi sahibi olmalısınız. KOBİ’ler ve üretici firmalar çoğunlukla reklam ajansları ve dijital pazarlama ajansları ile süreçlerini yönetirler. Siz de bu kriz dönemlerinde kendinize ve markanıza yatırım yapmak için bir an önce bu konularda ilk adımlarınızı atabilirsiniz.

Sevgilerimle.

Uygar Yabar