Markanızı İflas Ettirmenin 10 Kolay Yolu
İyi bir çalışmanın ödülü daha fazlasını yapabilme fırsatı vermesidir. – Jonas Salk
Hepimizin bir markası veya bir işletmesi var, gün sonunda işletmemiz kara geçmezse otomatikman zarar etmiş sayılacağız. Kapitalist ekonomi sisteminde işletmeler devamlı üretmek ve ürettiği hizmeti veya malı satmak zorunda, zorunda ki ayakta kalabilsin. Yani her daim işimize sahip çıkma ve işimizi korumak için gerekli adımları atmak zorundayız.
Ama gelin görün ki ülkemizde işler pek böyle yürümüyor… Anlık kararlara kurulan şirketler, planlama olmadan yapılan projeler, markalaşmadan gerçekleştirilen üretimler gibi binlerce hatanın içinde Türk markaları bırakın ayakta kalmayı, global piyasalarda rekabet etmeye çalışıyorlar.

Heybe Creative olarak edindiğimiz deneyimler, geçmişteki müşteri portföyümüz, gözlemlerimiz, duyduklarımız az buçuk araştırmalarımız sonucunda “Markanızı İflas Ettirmenin 10 Kolay Yolu” adlı bu adımları sizler için derledik. Eğer siz de kolay yoldan batmak ve hemen iflas etmek istiyorsanız bu yazı tam size göre. Belki maddeleri okuyunca, bunu kesin yapmalıyım diyerek hemen batacağınızı da bir çırpıda anlamış olursunuz.
İşte Sizi İflasa Götürecek Muhteşem Adımlar…
1- İşinize istediğiniz zaman gidin, sonuçta boşuna mı patron oldunuz?
Kendi işinizi kurmuşsunuz, artık patronsunuz ne gerek var erken kalkmaya? Zaten yıllarca erken kalkmadınız mı? Onca çalışan ne güne duruyor, öğleden sonra işinizin başına geçersiniz. Bir iki toplantıya da katılır saat 4 demeden mesainiz biter. Biraz da sen hayatın keyfini sür, emeklerinin karşılığını alma vakti geldi artık.
2- Yetki ve sorumluluk vermeyin kimseye, herkes patron olduğunuzu hissetsin !
Onca yıl çalışıp tırnaklarını kazıya kazıya kurdun şirketini, sakın dünkü çocuklara yetki ve sorumluluk verme! Her iş senin kontrolünde dönsün ve her projeyi sen onayla. Çok konuşan olursa yap müdür gitsin. Bu şirket senin, bu markayı sen kurdun ve tüm kararları sen vermelisin. Ne anlar onlar işten, her şeyin iyisini sen bilirsin.
3- Markalaşmaya ne gerek var? Siz yeter ki üretin, satarsınız bir şekilde…
Bu da yeni moda oldu, markalaşma… Yahu ne gerek var, siz zaten en kalitelisini üretmiyor musunuz? Yurtdışına da satıyorsunuz… Daha ne olsun… Bu dönemde kim mal satabiliyor ki, Markalaşma dediğiniz şeyi de abartmayın o kadar, amcaoğlunuz tasarımcıydı ya hani, çizer bir logo, halledersiniz marka olmayı.
4- Web sitesiymiş, sosyal medyaymış sakın girmeyin, para tuzağı hepsi…
Napacaksınız web sitesini? Zaten internetten müşteri mi gelirmiş, sizin aslan gibi markanız var. Tabelayı astınız yeter size o. Yoldan geçenler görüyor, eş dost biliyor yetmez mi? Sosyal medya da neymiş? Kim giriyor sosyal medyaya… Zaten sizin Instagram, facebook, linkedIN hesaplarınız da yok, olmasın da zaten. En güzeli alttan alta sessiz büyümek.
6- Rakiplerin de kimmiş, sen ürettikçe kazanırsın, gerisini düşünme…
Rakiplerin de kimmiş, adamların kafası hiç çalışmıyor… Tonlarca para döküp pazarlama departmanı kurmuşlar, 3 farklı reklam ajansı ile çalışanı bile varmış… Tam bir gerizekalı olmalılar değil mi? Ürettiğin malı nasıl satacağını başkası mı söyleyecek sana? Zaten bu işler için ayıracak bütçen de yok, gerek de yok ! Sen üret sadece, o mal satar kendini.
7- Çalışanlarını şımartma sakın, mesailerini uzun tut !
Ne gelirse çalışandan gelir, çoğunun zaten malında gözü var ! Onlara çok da iyi davranma, mesailerini uzun tut ki zam isteyemesinler, maaşlarını geç yatır ki senin değerini bilsinler… Haftada bir gün izin yeter, üstüne 12 saat mesaiyi gördüler mi bak nasıl hizaya geliyorlar… Sen de bu şartlardan gelmedin mi zaten?
8- Makam otonu en lüksünden seç, çalışanlarınla aynı sofrada sakın yemek yeme…
Koskoca patronsun artık öyle her arabayla gezemezsin… En büyüğü ve en lüksü sen de olacak ki kazandığını görsünler. İyisi sen de olsun ki gücünü hissetsinler… Yemek yerken de sakın çalışanlarınla birlikte yeme, yüz göz olma. Sana ulaşırlarsa hep bir şey talep ederler. Sana muhtaçlar unutma !
9- İnovasyon da neymiş, sen bildiğin gibi yürü, başına iş mi alacaksın bu saatten sonra !
Neymiş inovasyonmuş… Yahu bunlar sizi keriz mi sanıyor? Sizden para alabilmek için türlü türlü icatlarla karşınıza çıkıyorlar… Yenilik zaten senin diğer adın. Yenilik yapmıyor musunuz sanki? En pahalı makineleri aldın, en pahalı usta başlarını getirdin, en iyi mühendisleri işe almadın mı? Daha ne olsun… Üretim varsa gerisine gerek yok…
10- Reklam ve pazarlama… Hep Amerikan oyunları bunlar…
Reklam neymiş, pazarlama neymiş… Hep Amerikan icadı değil mi bunlar? Eskiden televizyon bile yoktu, siz gördüğünüzü almaz mıydınız? Zaten sizi bilmesi gerekenler biliyor, fazlasına gerek de yok. Siz üretiyorsunuz, eleman çalıştırıyorsunuz, yurtdışına bile satıyorsunuz daha ne olsun! Reklammış, pazarlamaymış bunlar para tuzağı. Kaçabildiğiniz kadar kaçın… |